Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri Sosyal Sorumluluk Klübü üyesi öğrencileriyle Imge ve Forum Tiyatrosu Çalışmaları (Ekim 2011-…)/ Image and Forum Theater Workshops with Boğaziçi University Community Service Club Students (October 2011-…)

2011 yılının Ekim ayından itibaren ETM üyelerinden Aylin Vartanyan Dilaver Sosyal Sorumluluk alanında çalışmalarını sürdüren Boğaziçi Üniversitesi öğrencileriyle düzenli olarak her hafta buluşup Dışavurumcu Sanat ve Sosyal Dönüşüm atölyeleri ve Augusto Boal’in oyunları ile birlikte Imge ve Forum Tiyatrosu çalışmaları yapıyor. Bu atölyelerin amacı sanat ve oyun alanını açarak öğrencileri güçlendirmek ve hayatlarında karşılaştıkları çıkmazlarla ilgili farkındalıklarını arttırarak kendi çözüm yollarını araştıran bireyler olmalarını sağlamak. Ayrıca “yardım” ve “dönüşüm” kavramlarını sorunsallaştırarak işlemek de bu çalıştayların bir parçası. Bu atölyelerin bir sonraki adımı üniversite öğrencilerinin deneyimlerini birlikte çalışacakları kurumlardaki çocuk ve gençlere aktararak çatışmaları dönüştürme konusunda beraber çalışmalar yapmak.

Üniversite’de okuyan gençlerle Nisan 2013’de yapılan tam günlük bir Ezilenlerin Tiyatrosu çalışmasında en fazla üstünde durulan ve çalışılan konu kadına yönelik şiddet oldu.  Şiddet üç değişik düzlemde ele alındı: aile içi şiddet, toplu taşıma araçlarındaki ve sokaktaki şiddet ve akademik ve “uygar” seviyede yaşanılan dolaylı şiddet.  Dönüşüm yolları ararken seyirci-oyuncuların en zorlandıkları oyun akademik seviyedeki incelikli şiddet konusu oldu.  Bu oyunda canlandırılan kadın akademisyenlerin egemen erkek karakterlerin yanında bulunması dönüşüm olasılığını zorladı.

Kolaylaştırıcı/Faciliator: Aylin Vartanyan

Since October 2011 Aylin Vartanyan Dilaver, a member of the TOP Center, Turkey has been conducting a series of workshops with students who do voluntary work in the Community Service Club.  In these workshops she tries to merge The Expressive Arts approach for social transformation with Augusto Boal’s Image and Forum Theater approach. The aim of these workshops is to empower students through the space opened up by play and art, raise their awareness about the challenges they encounter in their lives and help them become individuals who can find solutions or look for possibilities when faced with a challenge.  Problematizing and processing the notions of “help” and “transformation” also constitute a considerable part of these workshops. The further step of these workshops is for the students to carry their experience to the children and youth in the communities they are working with and become a facilitator in their journey of transforming the conflicts they are facing in their lives. 

The main theme in a one-day workshop organized with the university students in April 2013 turned out to be sexually oriented violence towards women.  This violence has been addressed in three different contexts: violence against women in the family, violence against women in the public transportation system and public space and indirect violence at the “civilized” academic level. The spectactors were most challenged by the last play when they looked for possibilities for breaking the subtle verbal violence at the academic level.  The fact that the female characters in academia as staged in this last play supported the dominant male characters challenged the possibility of a transformation.

Ermenistan’ın Gümrü şehrinde Ezilenlerin Tiyatrosu Atölyesi (Mayıs 2013)/ Theater of the Oppressed Workshop in Gyumri, Armenia (May 2013)

Adsız2

Mayıs 2013’de Ermenistan’ın Gümrü şehrinde dört günlük Ezilenlerin Tiyatrosu çalıştayları yapıldı.  Bu çalıştaylarda Türkiye’den 20, Gümrü, Ermenistan’dan 15 kişi olmak üzere yaşları 18-29 arasında değişen 35 katılımcı vardı.  Bu gençlerden bazıları daha evvel Türkiye’de gerçekleşen bir çalıştayda karşılaşmışlardı. Arzuları tekrar biraraya gelip kendilerine geçmiş kuşaklardan aktarılan önyargı ve ötekileştirme ile yüklenmiş hikayeleri Boal’in tiyatro yaklaşımı üzerinden paylasmak ve  güvenli bir ortamda işlemekti. Ortak bir sanat ve kültür yaklaşımına sahip bu iki halkı temsil eden gençlerden oluşan grup Augusto Boal’in imge ve forum tiyatrosu çalışmaları üzerinden ortak bir geleceği hayal edebilmenin yollarını aramak üzere yanyana geldiler. Bu çalıştayların amacı katılımcıların Boal’in tiyatro çalışmaları üzerinden konuşabilecekleri, paylaşabilecekleri, kendilerini ve yaşadıkları toplumu dönüştürmek için yeni olasılıklar keşfedebilecekleri yeni bir dil yapılandırmaktı.

Çalıştayın sonunda ortaya çıkan forum oyunları genel bir başlık altında toplanacak olursa sınırlar ve kavuşamama üzerineydi.  İlk oyun kocası tarafından terkedilmiş bebek sahibi bir kadının mahalle baskısı yüzünden toplumdan dışlanması ve sevgilisine kavuşamaması konusunu işledi.  Diğer oyunda biri Ermenistan’dan diğeri Türkiye’den iki gencin ilişkilerinin arasına sınırın girmesi ve beraber bir hayat kurma hayallerinin sonlandırılması canlandırıldı. Son forum oynunu ise ülkesinde yaşadığı ekonomik zorluklar yüzünden genç bir kadının ailesini geride bırakıp Türkiye’de çalışmak zorunda kalması ve çalışma otamında karşılaştığı baskılar üzerine odaklandı.  İmge tiyatrosu çalışmalarında kadına yönelik şiddet ve görünür ve görünmez sınırlar konuları işlendi.  Çalışmanın sonunda tiyatro, müzik ve dans ortak bir dil olarak öne çıktı.

Kolaylaştırıcı/ Faciliator: Aylin Vartanyan

In May 2013 a four-day workshop in the city of Gyumri, Armenia was organized.  In these series of workshops there were 20 participants from Turkey and 15 participants from Armenia between the ages 18-29. Some of the participants have previously met in a workshop organized by a youth organization in Turkey and they wanted to come together again to work through and problematize the narratives of prejudice and otherification that are handed down form one generation to the other in a safe space through Augusto Boal’s theater of the oppressed work. Sharing a common artistic and cultural background the two groups were also hoping to be able to imagine a common future together through Boal’s work. The participants were also expecting to create and acquire a new language during these workshops through which they could get into a healthy dialogue and find ways to transform their realities in their communities.  

The main theme that emerged at the end of the workshops through the forum pieces could be summoned under the title of borders and impossible unions. The first forum play addressed the tragedy of a woman with a baby who was abandoned by her husband and could not get together with her loved one because of social pressure. The other play was concerned about the impossible love between an Armenian woman and Turkish man because of the closed border between two countries and the rupture of their future dreams.  The last forum play dealt with the tough decision a young Armenian woman had to take to leave her country and her family behind in order to work in Turkey.  The Image theater examples addressed sexually oriented violence and the theme of visible and invisible of borders.

At the end of the workshop, theater, music and dance emerged as a common theme.

Peru’da TAE Dışavurumcu Sanat Terapileri Enstitüsü’nde Boal’in İmge ve Forum Tiyatrosu’na Giriş Atölyesi (Ekim 2012)/ Introduction to Boal’s Image and Forum Theater at TAE Institute in Peru (October 2012)

TAE Peru Latin Amerika’da Dışavurumcu Sanat Terapileri çalışmalarını uygulayan ve sertifika veren bir kurum (). ETM üyelerinden Aylin Vartanyan Dilaver 2012 yılının Ekim ayında kurumdaki eğitmenlerle, öğrencilerle ve kurumun beraber çalıştığı sosyal sorumluluk çalışanlarıyla üç ayrı eğitim yapmak üzere Lima’ya davet edildi.  Dışavurumcu Sanat Terapisi felsefesi Augusto Boal’in Ezilenler’in Estetiği yaklaşımına oldukça yakın, sanatlararası metodları kullanan ve katılımcının sanatsal becerilerinin yanında estetik duyarlılığını öne çıkaran bir alan.

Yapılan beş günlük yoğun çalışmanın sonunda öne çıkan imge ve forum tiyatrosu oyunları Peru’da Quechua kökenli kişilere karşı yapılan ayrımcılık,  kadına ve LGBTT bireylere yönelik şiddet ve eğitim sisteminde akran zorbalığı oldu. Ayrımcılık ve zorbalık konularını işlerken katılımcılarla üzerinde durulan en önemli iki konu Boal’in “horizontalidad-yataylık” ve “metaxis-iki aradalık” kavramları oldu.

Herhangi bir ezen-ezilen karşılaşmasını dönüştürmek için olasılıkları  araştırırken arzu edilecek dönüşümün ezen-ezilen ikili muhalefetinin yer değiştirmesi değil eşitler ilişkisine ulaşmak  olduğu imge ve forum tiyatrosu yoluyla çalıştay boyunca deneyimlendi.

AdsızMetakxis kavramı üzerinden de Boal’in çalışmalarında bahsettiği “değişimin provası” ilkesi konuşuldu ve her katılımcının bu ara alanda (sahnede, atölye alanında, “laboratuvarda”) kendi dönüşüm imgelerini yaratabilmelerinin dönüşümün başlangıcı olduğu vurgulandı.

Kolaylaştırıcı/Faciliator: Aylin Vartanyan

  

TAE Peru is a certified educational institution in Latin America that concentrates on Expressive Arts Therapies.  In October 2012, one of the members of the TOP Center Turkey , Aylin Vartanyan Dialver, was invited to Lima to give a series of workshops to the TAE educators, students and a group of social workers that the institution collaborates with.  The philosophy of Expressive Arts Therapy is quite close to Augusto Boal’s Aesthetics of the Oppressed and it uses an intermodal approach that underlines “low skill-high sensitivity” approach.

After five days of intensive work, the image and forum pieces that emerged concentrated on three main topics: direct and indirect violence towards Quechuan people, violence against women and LGBTT individuals and bullying in schools.  While addressing the themes of differentiation and violence the group tried to emphasize the two concepts introduced by Boal: “horizontalidad-horizontality” and “metaxis- liminality”.

In any encounter of the oppressed with the oppressor the spectactors look for possibilities to transform this unbalanced existence.  Boal emphasizes that one should strive to achieve a horizontal position as the ideal position where the oppressor and oppressed reach a dialogue rather than change their previous positions.  Through the concept of metaxis we discussed and experienced Boal’s notion of theater being “rehearsal for change” and underlined the power of visualizing and creating one’s own image of transformation in the in-between space (stage, workshop space, “lab”).

UWC ile Ezilenlerin Tiyatrosu Atölyesi/ The Theatre Of the Oppressed Workshop with UWC

Maltepe Koleji-UWC

Ezilenlerin Tiyatrosu Merkezi olarak, 2-17 Ağustos 2013 tarihlerinde Birleşik Dünya Kolejleri’nin bir etkinliği olarak İstanbul’da düzenlenen “Living together – Navigating Common Grounds (Birlikte Yaşamak- Asgari Müştereklerde Gezinmek)” başlıklı uluslararası dersler dizinine gençlerle atölye yapmak için davet edildik. Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Afrika’dan 16-18 yaş arası toplamda 50 genç katılımcıyla, “birlikte yaşama” düşüncesini geliştirmeye yönelik çalışmaların yapıldığı bu iki haftalık dersler dizinin üç günü sosyal değişime sanatla katkı sunma kon usuna ayrılmıştı. Bizler de, bu ayrılan günlerden biri olan 12 Ağustos 2013 tarihinde, 15 kişilik bir katılımcı grubuyla kısa bir Ezilenlerin Tiyatrosu atölyesi gerçekleştirdik. Keyifli ve dolu dolu geçirdiğimiz bu atölyede gençlerle gençlik sorunlarını anlatan imajlar hazırladık. Eğitim, aile ilişkileri ve dostluk konularında tespit ettikleri sorunlar üzerine imajlar yoluyla çözümler aradık.

Kolaylaştırıcılar/Faciliators056

Jale Karabekir

Nermin Saatçioğlu

Eda Aslı Şeran

 

Direnişin Hukuku, Ezilenlerin Tiyatrosu Merkezi ve TODAP Ortak Atölyesi, 12 Temmuz 2013- Yoğurtçu Parkı Forumu, Kadıköy

Yoğurtçu ParkıGezi Parkı Komünal Dayanışma alanının polisin müdahalesi ardından dağılması ve Gezi Parkı’nda gerçekleşen forumların İstanbul’un dört bir yanındaki parklarda devam etmesi sürecinde bizlerde davet edildiğimiz yerlerde forum oyunları gerçekleştirdik. Yoğurtçu Parkı Forumu Hukuk Atölyesi, TODAP gönüllüsü psikologlar ve Ezilenlerin Tiyatrosu Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği 12 Temmuz 2013 tarihli etkinlikte yakalama, tutuklama, gözaltı, ev araması, el koyma konularında forum katılımcılarını bilgilendirmeye dönük bir çalışma yapıldı.

Etkinlik günü gündüz saatinde, daha önce duyurusu yapılmış olan etkinliğin ET atölyesi bölümüne katılmak isteyen gönüllülerle Yoğurtçu Parkı’nda buluşuldu. Yaklaşık 20 kişi ile birlikte üç buçuk saatlik İmge ve Forum Tiyatrosu çalışmasının ardından katılımcıların anlattıkları gerçek hikayelerden yola çıkılarak aynı gün akşam saat 21.00’de başlayacak Yoğurtçu Forumu için dört ayrı forum oyunu oluşturuldu.

Gündüz Atölye

Forum saatinde oyunlar teker teker oynanıp, oyunda geçen hikaye hakkında forum yapıldı. İki yüze yakın kişinin yer aldığı forumda her oyundaki ana karakter yerine oyunu izleyenler seyirci-oyuncu olarak geçerek hikayeyi en iyi sona doğru evriltmeye çalıştı. Forum Tiyatrosunun bitimininde hukukçular oyunda geçen hak ihlalleri konusunda herkesin ortaklaştığı bir dilde bilgilendirmeler yaparak eksik ya da yanlış bilinen hukuki bilgileri giderdi. En sonunda ise polis şiddeti konusunda TODAP’lı psikologlar ruh sağlığını korumaya dönük bilgilendirmeler yaptılar.

Kolaylaştırıcılar/Faciliators:

Jale Karabekir, Aylin Vartanyan, Sevi Bayraktar, Feride Eralp, Nermin Saraçoğlu, Eda Aslı Şeran

Görseller/Visuals:

Nelin Dükkancı, Eda Aslı Şeran

Seyirci-Oyuncu

Seyirci-Oyuncu

ETM-Türkiye Gaziantep Çalışmaları (Şubat-Mayıs 2013)/CTO-Turkey Gaziantep Workshops (February-May 2013)

gaziantep 7ETM üyelerinden Ebru Gökdağ, Şubat 2013 tarihi itibarıyla Gazinatep Büyükşehir Belediyesi ile gerçekleştirdiği işbirliği ile Belediye’nin kurmuş olduğu üç ‘Anne Merkezi’nde, Forum Tiyatro çalışmaları yaptı. Yaklaşık 4 ay süren çalışmada ‘Umut Anne Merkezi,’ ‘Sevgi Anne Merkezi’ ve ‘Mutlu Anne Merkezi’nde çeşitli eğitsel ve kültürel aktiveyetelere katılan yaklaşık 150 kadınla görüşmeler gerçekleştirdi.  Bu görüşmeler sonunda Sevgi Anne Merkezi’ndeki kadınlarla beraber, erken ve zorla evlilik problemini ele alan bir çalışma gerçekleştirdi.  Sevgi Anne Merkezi’nin müdüresi Gülay Aydın’ın olağanüstü çabaları ve Merkeze devam eden kadınların inançlarıyla, kendi sorunlarını ele alıp, hem metnini yazıp, hem de oynadıkları “Ayşe’yi Evermem” adlı Forum Tiyatro gösterisi hazırlandı. İlk kez 21 Mayıs 2013 tarihinde, Sevgi Anne Merkezi’nde, sadece o semt ve civarında yaşayan kadınların davet edildiği bir seyirci grubuna oynandı. 22 Mayıs 2013 tarihinde, Ömer Ersoy Kültür Merkezi’nde seyirciyle buluşan gösteriye, Gaziantep’te yaşan  tüm Anadolu Üniversitesi, Açık Öğretim Fakültesi öğrencileri ve kadın dernekleri de davet edildi. Forum gösterisi, Mayıs ve Haziran aylarında sadece kadınlardan oluşan seyirciyle buluşmaya devam etti.

gaziantep 8

ETM-Türkiye, 18 yaş altındaki bireylerin “çocuk” bu yaş altındaki evliliklerin de “erken evlilik” olduğunu kabul etmektedir. Bu doğrultuda erken ve zorla evilikle ilgili her türlü mücadeleye katkı sağlamaya çabalamaktadır. ETM, Gaziantep’te gerçekleştirdiği Forum gösterisi ile Gaziantep Anne Merkezleri’ndeki kadınların dillendirdiği sorunun sadece mikro seviyede ele alındığında Gazinatepli kadınların problemi olduğuna inanmaktadır. Makro seviyede ise tüm Türkiye’nin sorunu olduğunu düşünmektedir. Türkiye genelinde her 4 evlilikten biri, bazı bölgelerde ise her üç evlilikten biri “erken” bir başka deyişle “çocuk evliliği”dir. Çocuk evliliği bir çocuk hakkı, kadın hakkı ve insan hakkı ihlalidir. ETM kadınları eğitimsizlik, yoksulluk, cahillik, bağımlılık ve toplumda eşitsizlik sarmalına sürükleyen “çocuk evilikleri” ile ilgili kendi mücadelesini sürdürmeye ve bu konuyla ilgili çalışan her birey ve kuruma destek olmaya devam edecektir.

 Kolaylaştırıcı/Faciliator: Ebru Gökdağ

gaziantep 9

‘Hekimlere Yönelik Şiddete Karşı’ Forum Tiyatro Çalışması (Şubat 2013-)/Forum Theatre Workshop on ‘Violence Against Physicians’ (February 2013-)

istanbul tabip odasıSon yıllarda Türkiye’de sağlık sisteminin değişmesi sonucu, hekimlere yönelik şiddette büyük bir artış görülmektedir. Hekimler çalışma koşullarının ve  sisteminin değişmesinin sonucu büyük bir baskı altında, hekimlik görevlerini etik çerçevede  yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Hastane yönetiminin baskısı,  ekonomik baskı, hasta ve hasta yakınlarının şikayetleri hekimleri sürekli olarak  ezmektedir. Hekimler şikayetler nedeniyle rapor vermek zorunda olup,  soruşturma geçirirlerken, çoğu zaman hasta yakınlarının fiziksel şiddetine uğramaktadırlar. Hekim intiharlarında da artış görülmektedir.

İstanbul Tabip Odası’yla birlikte gerçekleştirmekte olan bu atölye çalışması, hekimlerin bu sistem değişikliği sonucunda  nasıl ezildiklerini ve bu ezilmeye karşı direnmeye dair nasıl stratejiler bulanabileceği üzerine  bir araştırmadır.  Çalışma sürmektedir.

Kolaylaştırıcılar/Facilitators: Jale Karabekir, Ebru Gökdağ

Recently in Turkey, there is a considerably rise on the issue ‘violence against physicians’ in accordance to the change in the health system. Physicians ethically are trying to perform their job under the pressure of the change in work conditions and system. They are consistently oppressed by the hospital management, by economic threats and by the complaints of patients and their relatives. They are obliged to write defense reports towards each complaints, in some cases  they are forced to be investigated in formal ways and mostly they are subjected to the relatives’ physical violence. There is also an increase on the suicide rates among physicians.

Accompanied by Istanbul Chamber of Medicine, this workshop is a challenge to question how the physicians are oppressed within this new health system and to create new strategies against this oppression. This study is an ongoing project.